AlsahBlog

• 22/6/2006 - RAYLARDA MAKAS / SEZER ATEŞ AYVAZ

Kategori: oyku

Sezer Ateş Ayvaz
TAMİRİS’İN GECESUÇLARI



Sayfa: 112
ISBN 975-07-0584-X
Baskı Tarihi: Kasım 2005
Etiket:   7,00 YTL
TÜRK EDEBİYATI

RAYLARDA MAKAS

Uzaklardan geliyordu. Tepelerden bir yılan gibi kıvrılarak, kent düzlemine iniyordu. Dışarıdan içeriye sokuluyordu sinsice... Caddeleri, sokakları, evleri soluğuyla titreterek geçiyor, gidiyordu sonra. Kentin üstüne kör karanlıkları bırakarak, raylarda akıp gidiyordu. Uzun, bitmeyen gecelerin tek kahramanıydı trenler. Sesi, homurtusu duyulduğu an sönüyordu bütün ışıklar. Tekerlekler hızla makas değiştiriyor, kentten çıkıyordu. Sinerek küçülmüş, kendine kapanmış bir kent kalıyordu ardında. Donuk, kıpırtısız, karanlığı kuşanarak kuytulaşmış...
İstasyon binasının duvarlarında, yanıp sönen bir ışığın yürüyen izleri var yalnızca.

Karanlıktasın!
Gözlerini sonuna kadar açman yetmiyor görmen için. Her yer, her şey, soluğunu tutmuş, tekerleklerin uzaklaşmasını bekliyor... Vagonların kentten ayrıldığı an, o kısa sessizlikte, bir şey olması gerekiyor ve olmuyormuş gibi korkuyorsun. Gergin bekleyişin sonunda beliriyor ışık. İlkin, duvarlara yansıyan mat beyaz sarıya dönüşerek odalarda dolaşıyor. Artık uyku vakti. Herkes için; meydanın ortasındaki heykel, park gazinosunun iskemleleri, renkli ampuller ve köşe başlarını tutmuş delikanlılar için. Caddeler, sokaklar yürünerek bitirilecek... En son parke taşlar bırakılacak ıssızlığa. Perdeler kapandı. Kapıları çoktan kilitlendi evlerin. Artık uyku vakti. Bak! Marşandizin yaklaşan sesiyle başlayan hırslı köpek ulumaları azaldı, kenti aydınlatan lambalar söndü.


Uyumalı, görmemelisiniz bütün gece ilerleyen trenleri.
Kentin gövdesini hızla yararak makas değiştirdiler. Vagonlar gizlice, bir suçu taşıdılar ötelere... Bilinmeyen bir suçu... Birilerinin bildiği, saklı bir hedefe götürdüler...


Sürgün

Görüyorum seni!
Sabah ayaz. Yalnızlık çoğalmış yüreğinde. Tenini saran ürperti üşütüyor seni. Okula gideceksin. Saçlarını taramıyor, gözlerini bile açmadan yıkıyorsun yüzünü. Nasıl göründüğün önemsiz. Aynaya bakmıyorsun. İstemediğin bir yolculuğa çıkmış, gelmişsin buraya. Pencerenin önünde, saksılardaki çiçeklerin gibi... Cansız, hoşnutsuz, şaşkın, kolun kanadın kırık duruyorsun.
İstanbul’dan gelen sürgün!..
Dinle bak! Rüzgârın ne çok sesi var... Ötelerden, korunağa kadar gelen, kuru dallara çarpıp boşlukları dolduran, ağlayıp inleyen, içten içe homurdanan rüzgâr. Okul yolunda karşına çıkıp keskin bir ıslıkla çarptı sana. Eve gelene kadar bitkin düştün... Dirençsiz, yorgun beden! Seni görüyorum! Soğuk ve karanlıktan oluşan bu yabansı ortamdan kurtuluş yok. İstanbul, hüzünlü bir düş evreni artık. Yüreğinde kımıldayıp duran tek şey umutsuzluk. Hem güne hem de geleceğe karşı. Evin çok uzağında olmayan okuldan çıkıyorsun. Aldığın gazetede yazılanlara kayıtsızsın. Günlerden perşembe, mevsimlerden kış. Ne yapsan her şey olacağa varıyor. Korkup kaçındığın her şey... Aşk ayrılığa, görev sürgünlüğe dönüşüyor. Rüzgârla birlikte çalkalanan su birikintisine bakıp yürüyorsun. Ellerin üşümüş, mantonun ceplerine saklanmış. Geceye daha çok zaman var. Dağların arasından çıkıp kente inecek, geceyi, ağır, uyuşuk kılarak geçip gidecek trenlere... Saatler var daha...


Denge

Karanlıklarla yayılan fısıltıları duymuyorsun!
Yakında, savaş çıkacak. Gazeteleri okumuyorsun. Duymak istemiyorsun. Savaş çıkıyor, evet! İkimizin seyredeceği bir savaş. Odada yanan ateşin ıslık sesi kadar yakınında. Göğsünün üzerindeki pembe kabartı nasılsa öyle; şimdilik canını yakmayan bir savaş...
Bu sessiz, mor tepeleri bırakamazsın. Hiçbir yere gidemez, kaçamazsın. Sevgilinden gelen mektuplar gibi, kapında bulduğun, göğsünün üzerindeki pembeliği koyulaştıran bir savaş! Seni ve bu küçük kenti, korkularla dolu bir hayata tutsak kılacak.
Sana kalan, okul ve basık yüzlü ev arasında geçecek günlere katlanmak.
Tahta köprünün bitiminde karşına çıkan cılız asfalta yürü! Meydana çık! Çarşıya, oradan da evine ulaş.Yırt at pencereleri kaplayan kâğıtları.
Burada yaşamaya isteksizsin... Kararsızsın!
Tekerleklerin çevik zikzaklarıyla ortadan ikiye ayrılan kent gibi dirençsiz kalmışsın. Duvardaki rafta birbirlerine yaslanan kitapların kadar sarsıntılı. Bu silik, hareketsiz, uykulu kent yaşamını, insanlarını benimsemelisin. Bir denge kurmalısın! Geçmişle bugün, geceyle gündüz, seçmek ve katlanmak arasında!

Görüyorum seni!
Yitirdiğin sevinçlerin bıraktığı boşluktayım... Geceleri sığındığın kitaplar, sözcükler kadar yakınım sana. Elma, portakal kabuklarının soba üzerinde yanarken odayı dolduran kokusu kadar yakın. Hüzünle okuduğun şiirlere, dokunup baktığın her şeye ilişiyorum.


Ten

Sizi gördüm. Gelmesini umutla beklediğin sevgilini ve seni. Geceydi. Rüzgârın uğultusu, boz rengi kargaların sesleri duyulmuyordu. Karanlıklar başlamadan, kapkara bulutları taşıyarak geldi, çaldı kapını. Odadaki tek kanepeye oturdunuz, yan yana. Şarap içtiniz. Gözleri dalgın, uzaklara bakıyor gibiydi. Senden başka, belirsiz bir noktaya. Bir elin yüzünde, gülüyordun önce. Sonra kavga ettiniz. Ayrılmaya karar verdiniz. Böylesine uzakken birbirinizden... Olmazdı. Bitmeliydi...

O gitti... Seni, geceye kalkan trenlerle, iki katlı okul binasıyla, hülyalı bakışlı öğrencilerle baş başa bırakarak... Bir daha gelmemek üzere. Gitti. Ve tenin özlüyordu onu. Arzunu yok ettin. Benim isteğime boyun eğdin! Dağlara bakan penceresiyle bu odada, gündüzleri sisli, geceleri ışıksız bu kentte kaldın. Benimle!
Karanlığa kendi titrek ışıklarını saçarak ilerleyen trenler, hedeflerine vardılar. Radyoyu açtın, şarkılar dinledin, odanın cılız ışığında kederli akşamlar geçti... Eğreti yaşamaya katlandın sabırla. Bana ve savaş günlerine...Yüreğinin üstünde kırmızılaşan kabartıya eğil bak. Sevgilinden gelen; ayrılığı kesin kılan mektup besledi, büyüttü onu. Dokun ! Yaklaşıyor. Aşktan daha yakın sana, daha çabuk kuşatıyor seni...
Bilmiyorsun. Kentin gözetleme komitesine seçildiğimi. Issız istasyonlarda, orada çoğalan karanlıklarda kuruldu. İnsanların, sessiz ve kıpırtısızca savaşı seyretmesini amaçlayan komite. Dünyanın akıl almaz acımasızlığını hatırlatmak için. Kenti gözetlemek için... Engel olmak için karşı koymanın coşkusuna... Seni görüyorum, seni ve her şeyi... Senin gibi, uğultulu bir yalnızlık içinde, senin kadar tepkisiz kalan bu kenti! Gözlüyorum!

(...)

 

TAMİRİS’İN GECESUÇLARI
Sezer Ateş Ayvaz


Sefira, kimi kez Tamiris’in gözleriyle baktı bana, kimi kez avutup kandıran öyküler anlattı. Çıngıraklı kapılardan çıktık, gece trenleriyle yol aldık kentler boyunca... Kurutulmuş kan rengindeydi dünya... Edinmek zorunda kaldığımız tüm pusulaları kırdık bir gece... Bizim olmayan denizlere yelken açtık... Her şey, suyla yıkanmış sözcüklerle başlar, dedi bana... Soneşiğe geldim, durdum... Annemin ilk sesi... Yusuf’a teselliydim...

Sezer Ateş Ayvaz’ın üçüncü öykü kitabı ‘Tamiris’in Gecesuçları’, on üç öyküden oluşuyor. Ayvaz, yarattığı metaforları kitabın tümüne yayarak öyküler arasında bir bütünlük sağlamış. Bu bütünlük, yoğun metinlerden hoşlanan okurlar için bir hayli kışkırtıcı. Öykülerini fazlalıklarından arınmış, duru bir dille yazıyor Ayvaz. Okudukça çoğalacak, okuru yeni düşüncelere sürükleyecek, düşünsel derinliği olan cümlelerle kuruyor anlatısını. Lirik, abartısız bir şiirselliğe ulaşmış bir anlatı Sezer Ateş Ayvaz’ınki.

Tamiris’in Gecesuçları
Can Yayınları, 112 sf.
Dizi: Türk Edebiyatı - 436
Tür: Öykü(ler)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Türk Edebiyatı'nda Öykü, Öykücü, Öykü Yazıları...

Son yazılar

PARASIZ YATILI'DAN SEVDA DOLU BİR YAZ'IN SAYFALARINA / Hülya SOYŞEKERCİ
Muhalif Kültür Kitaplığı
"Yağmurdan Kaçırılan Kuş Kafesi" | Jale Sancak
SAVUR SAÇLARINI EGE
Arşiv: AlsahBlog/Öyküler-Öykücüler
Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini (1867- 2006) / Kronoloji
ÖYKÜ YARIŞMALARI 1- 2009 ORHAN KEMAL ÖYKÜ YARIŞMASI
MOR KALEM /FİKRİ UZUN
HOROZU VURDULAR /FİKRİ UZUN
MEKTUP /FİKRİ UZUN
63. Yıl Yunus Nadi ödülleri 2009
II.OĞUZ ATAY-ÖYKÜ ÖDÜLÜ ŞARTNAMESİ
9. Fakir Baykurt Kültür Sanat Günleri Programı
Dullar ve Reçeller
Öyküler- Öykücüler Arşivi'nden
Egemen anlatıya karşı dişil belirsizlik
*Gülbiye " / Öykü / Vicdan EFE
KOŞA-KOŞA / FİKRİ UZUN
ALİŞİM / FİKRİ UZUN
YILIN ÖYKÜ ÖDÜLÜ
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
Hayatın kamera arkasının yönetmeniDün Yılmaz Güney’in 71 . doğum yıl dönümü idi. Sinemanın ‘Çirkin Kral’ı hala filmleri ve kitaplarıyla algıyı değiştirmeye ve bize ‘çirkini sevmeyi’ öğretmeye devam ediyor.
Sait Faik Abasıyanık: Hayatı ve Öyküleri
NARLI BAHÇE
AHMET-MEHMET / ÖYKÜ / FİKRİ UZUN

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
Yeni Edebiyat (Blogcu)
Taşköprü'den Bakış
Kastamonu Net (Blogcu)
Öyküler & Öykücüler
Yeni Edebiyat
Yedinci Sanat
Yeniden Dergi
Edebiyat
Edebiyat Dünyası
Öykü
Şiirler & Şairler
Roman Yazıları
Gökırmak
Esintiler
Taşköprü'den Esintiler
Taşköprü'nün Sesi
Taşköprü Yazıhamit Köyü
Kastamonu Net
Gerçeğin Sesi
Güncem'den
Edebiyat 2005
Çocuk ve Edebiyatı
Dersimiz: Edebiyat
E- Edebiyat
Sanat ve Toplum
Taşköprü'nün Taş-köprüsü

Kategoriler

  • A. Ali SAHIN (A. Alsah)
  • Ani
  • Arsiv-den
  • Deneme
  • Duyuru
  • Edebiyat Tarihimizden
  • Elestiri
  • Fikra
  • Inceleme
  • Kisa Oyku
  • Kitap
  • Kose Yazisi
  • Kronoloji
  • Makale
  • Nostalji
  • Odul
  • oyku
  • oyku Yazilari
  • Soylesi
  • Uzun Oyku
  • Zamandizini
  • Arkadaşlar

    yeniedebiyat
    Guldeste
    alisahin37
    yedincisanat
    kastamonunet
    psycocihan
    ilhanM
    NEVAAY
    hasanbildirki
    oyhanhasan
    derin
    berfindeniz
    romanyazilari
    siirlersairler
    ikizler
    bengisuyum
    yildizim
    derlemeler
    Hasan37
    sofistike
    cocukca
    muzaffererdem
    rumpeltsiskin
    kitapnehri
    iremnur
    parantezicihayatlar
    senpazarinsesi
    muratkulcuoglu
    yesilim
    lalecik
    POLYANNA
    eroman
    gulcanca
    mahlas
    ferdagurel
    geda
    esevcanca
    kenaryazilari
    kastamonum
    aakif
    ankaralieczanesi
    senpazarli
    neseli63
    lepidoptera
    kastamonuluyuz
    kozan
    haticeozkan
    muge1971
    hatice38
    neseli59
    UmitZeynep
    nsahin
    spil
    AliSahinAlsah
    gorseldil
    tulaybilgin
    meliqe
    SariYazma
    dusbahcesi
    hayatguzeldir88
    HandanGokcek2
    sahinsah
    savra
    emeginsanati
    ilhankoruyucu
    passions00
    AlsahIndex
    YeniGuneTurku
    alsah
    AlsahBloklariIndexi
    cideli
    yagmurtuana
    incesan
    sudemle
    taskopruimamhatip
    kalenderyemeksalonu
    sevilla
    AlsahBloglariIndeksi
    AlsahBloglariIndexi
    AlsahBloklariIndeksi
    AlsahBloklariIndexim
    sudemle3
    izmirliblogcu
    izmirchat
    ReSANLI
    ajitasyonbaharlar
    sheepishsherry
    guncelyazi
    SerkanEngin
    senolsan
    GuneseKarsiYurumek
    ustalardansiirler
    AlsahAliSahin
    romankitapozetleri
    AlsahBlog
    aalsah
    BlogAlsah
    BlogcuAlsah

    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa http://alsahblog.blogcu.com/