AlsahBlog

• 13/5/2006 - ÇATIŞMA / ÖYKÜ / SAİT FAİK ABASIYANIK

Kategori: oyku

 

 

Anasayfa  - "Alsah" Blogları İndexi  - Yeni Dergi - Yeniden Dergi (Turklog) - YenidenDergi -Dersimiz: Edebiyat - Rıfat Ilgaz Arşivi  - Taşköprü'den Bakış -  Kastamonu Net (Blogcu)  - Şiir Sayfası  - Öykü  -Sinema  - Atatürk Edebiyat  - Roman Yazıları  -alsah / blog yazıları İndexi - Sanat ve Toplum

 

Cumhuriyet 13.05.2006

Çatışma

SAİT FAİK ABASIYANIK

Çürümeden çok önce, galiba kokuşmadan da evvel, ölümle dirim arasında geçen kavganın sonundaki boşlukta; birtakım ecza şişelerinin küçüklü büyüklü, sıra sıra dizildikleri, ağızlarını açıp bekleştikleri zamanı; ötekisi ile; sıcacık bir oda ve bir sepet içinde kokmaya, bir kurt yüzünden bozulmaya, delirmeye, canlanmaya hazırlandıkları zaman parçası ile karıştırıyorum. Burnuma yıldızlardan, çamurdan, tohumdan, yosundan, denizden, albümin ve asit parçalarından güzel diyebileceğim bir koku; taze balıkların taze kokusu daha meme emmemiş, yıkanmamış çocuk kokusu, süt kokusu, bir genç saç kokusu geliyor.

Bu ölüm ve doğum rüyası içinde şafak atıyor. Kalkıyorum. Kollarıma uykusuzluğumun hırkasını geçiriyorum. Dar geliyor. Şafak söküyor, aynadaki yüzüme saldırıyorum, bakıyorum.

Birdenbire viyaklayarak bir çocuk doğuyor. Birdenbire; saniyelerle seneler birbirine karışmış bir halde büyüyor. On beş, on altı yaşlarında güzel bir erkek çocuk oluyor. Elleri fildişinden... Avuçlarını açıyor; dört nasırı var.

''Kürek çekmeden oldu'' diyor, ''küreği bırakırsam bir ay içinde nasır namına bir şey kalmaz.''

Fildişinden uzun parmaklı ellerini çeviriyor. Kıpkırmızı, tütüyorlar. ''Kartopu mu oynadın?'' diyorum.

Dişlerindeki aydınlığı gözlerinin ve kaşlarının karası kesiyor. Alnının sakin mermerinin soğuk, buz gibi, yapışan buz gibiliğinden kabarmış dudağının çatlamış kırmızısını elime sürüyor.

''Babacığım'' diyor, ''beni affet!''

Kadın siyahlar giymiş, beyaz yüzünün etleri durmuş, çizgileri durmuş, onun da alnının beyaz mermeri çizgi çizgi durmuş bir zaman parçası her yerinde, elbisesinde bile durmuş. Balık pulundan gözleri var. Avucunun derisi kedi dilinden. Nefes alışında tüy sıcaklığı ile kar soğukluğu, uzun uzun bacaklarındaki büyük ve çıplak ayaklarda çatlak çatlak sarı ve ölü bir ikinci, bir üçüncü deri; oğlan çocuğunun yanında durmuş...

Çocuk, ''Baba, affet! Ölmüş anama acı!''

Çocuk da, babası da, bir kenarda gözlerini açmış onlara bakan bir başka adam da ölmüş ananın, çocuğun yanındaki yerine telaşsız bakıyorlar. Görüyorlar bu üç kişi de o garip, fosfordan, böcekten, kardan ve kıştan, balık pulundan, mermerden ve buzdan, sıcaktan ve soğuktan kadını.

Ama baba adam bir silkinişte bu yalancı yokluğu, var gibi bir şiddetle kafasından iter itmez kadın yoktu ki kaybolsun.

Ama çocuk, affedilmek için yanında yarattığı ve babasına, babasının yanındaki şahide tutup gösterdiği kadının -kendi kendisi de görüp de inanmadığı kadının- bir hamlede üstünden atlayıveriyor. Çocukla babası arasındaki şahit daha fazla duramıyor. Kadının arkasına düşüyor, aşktan kudurmuş gibi bir gülüşle gidiyor. Kalıyorlar baba oğul yalnız...

Baba şimdi birtakım ecza şişelerinin küçüklü büyüklü sıra sıra yanı başına dizildikleri ve ağızlarını açıp bekleştikleri zamanla, ötekisini; bir kurt yüzünden bozulmaya başlayan zaman parçasını birbirine karıştırıp hatırlıyor. Çocuğun burnuna yıldızlardan, çamurdan, tohumdan, albümin ve asit parçalarından bir taze ve belirsiz balık kokusuna, çok uzaklardan alınmış bir deniz kokusuna benzeyen bir koku geliyor. Bu sefer yeşile çalan bir yüz, sarı eller, kırmızı tüylerle bir şeytan gibi dünyanın üstüne güneş kapanıyor.

''Baba! Baba!'' diye sesleniyor çocuk.

Ses almayınca çekiliyor bir kayanın arkasına. Baba ancak bir çalılığa yüzükoyun uzanabilecek vakit buluyor.

Sessiz, mavi, durgun bir gecenin ortasında bir silah patlıyor. Sabaha kadar çalılıklardan ve kayalardan silah sesleri geliyor...

****

Ben evlenmedim. Tabii çocuğum da olmadı. Ama varsa... Olabilir a. Benim kurdum bir ölmeyecek yerde saklanıp beklemiş ve bir beyaz kadının içinde büyümüştür. O kadını hayal meyal görüyorum. Ben o zamanlar İstanbul Lisesi'nde talebe idim. Gülhane Parkı'nda tanışmıştık. Zor başlamıştı sevgimiz. Ama sonra, onun tarafından gelen, gitgide büyüyen ve benim sevgimi miniminicik eden bir aşkla bitmişti.

Orada, Kuruçeşme'deki koruda, ağaçların altına yatardım.

Ben bir hayalet kadar zayıf, beyaz mavi gözlü, on altı yaşında lacivert elbiseli, çarliston pantolonlu, papyon kravatlı, şık fesli, nahif bir mektepli efendi idim.

O yeşil gözlüydü. Çocuğumun yanında göründüğü gibi koyu siyah gözlü değildi. Siyahlar da giymezdi. Yanakları kırmızı kırmızıydı. Sarı, kırmızı saçları vardı.

Bir perşembe akşamı mektepten çıkmış eve dönüyordum. Bizden iki sınıf daha büyük bir sınıftan bir çocuk yanıma yaklaştı.

- Bana bak, dedi bana, seni bir daha .......la görmeyeyim.

(Ah, o kızın adı neydi? Neydi yarabbi? Tuu Allah kahretsin! Nasıl hatırlamam. Nasıl olur, nasıl olur?)

Güldüm. Öteki çocuğun yüzü sapsarı oldu. Deli gibi etrafına bakındı. Kavga çıkaracak sandım. Görünürde kimseler yoktu.

- Sana yalvarırım, diye diz çöktü çamurun içine. Sen onu almazsın. Ben evleneceğim. Sen olmasan bu iş çoktan olacaktı. Ben okumayacağım. Bizim dükkânımız var; orada çalışacağım. Hemen evleneceğiz. Yapma, n'olur? Bak biliyorum yarın randevunuz var. Koruya gideceksiniz. Gitmeyiver. Ne olur? Ne kaybedersin? Sen zevkini sürdün. Bırak. Sen başkasını da bulursun ama gidersen bak...

Dedi kaldı. ''Karışmam'' diye tehdit edemedi. Gözleri yaş içinde idi.

- Peki anam dedim, peki. Vallahi gitmeyeceğim.

Sözümü tuttum. Gitmedim. Belki de tehdit edemediği için korkmuştum. Hatırlamıyorum. O zamanlar şimdiki gibi güzel insan yüzüne bile candan bakmaya korkanlardan değildim.

Otuz sene geçti aradan. Ama ben hep, değil değil çok az, on senede bir kere sabah uykusundan böyle uyanır, karımı, çocuğumu (hep on altı yaşında görürüm oğlumu) görürüm. Karım ölmüştür. Çocuğumla silah silaha geliriz. Neden o benden af diler? Bilmem. Sonra neden bir kayanın arkasına çekilir ve ateş eder? Bilmem.

Ama böyle sabahlarımda kırlara çıkar, bir kadın ve bir çocukla akşamlara dek uğraşır dururum.

Deniz, Ada'nın kıyılarını yer durur. Uzaktan motor sesleri duyarım. Bir kır kahvesinin sandalyesinde yüzüm sapsarı, her gören, ''Sana ne oldu böyle yahu?'' diye sorunca çileden çıkarak, kimseye görünmemeye çalışarak dolaşırım.

Sonra otuz yaşlarında elli yaşında gözüken Evkaf'ta tahsildarlık eden bir adamcağız görür gibi olurum. Türbede tramvay bekliyor ve sabırsızlanıyordur. Kim görmüştü geçenlerde onu, unuttum. Sana benzeyen bir adam gördük. Elinde yırtık bir evrak çantası vardı. Senin gibi bitkin, yorgundu. Suratından düşen bir parça oluyordu. Hatta bir aralık nereye böyle diyecek olduk. Baktık ki suratın bozuk, vazgeçtik. Yanımızdan geçerken ''Müsaade buyurun'' deyince adama dikkatli baktık... Sen değilsin. Ama yine de sana benziyordu.

- Ne tramvayında gördünüz, dedim.

- Edirnekapı tramvayında, dediler.

Boş bulundum:

- Odur muhakkak, dedim.

Kimdir diye sordular ama söylemedim; sanki o olduğuna eminmişim gibi.

- Hiç canım, dedim, ben de gördüm de o adamı. Evkaf'ta tahsildarmış. Az daha ben bile, ''Ne arıyorsun buralarda'' diyecektim, ''Mehmet, oğlum?''

Kervansaray, (2), 8 Mart 1952.

PORTRE / SAİT FAİK ABASIYANIK

Sait Faik, 1906 Adapazarı doğumludur. İlk eğitimini Adapazarı'nda, liseyi -İstanbul Erkek Lisesi'nde başlayıp- Bursa Erkek Lisesi'nde tamamlamış, iki yıl İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi'ne devam ettikten sonra 1930 yılında Fransa'da yine edebiyat fakültesine yazılmıştı. Onun içki ve avare yaşamla tanışması bu yıllara denk düşer. Ama, asıl başıboş yaşamı babasının ölümü ile birlikte (1939) başlar. Ailesinin isteği üzerine girdiği ticaret işlerinde kısa sürede iflas ettikten sonra başladığı, Halıcıoğlu Ermeni Yetim Mektebi'ndeki Türkçe öğretmenliği de uzun sürmemiştir. Bir ara gazeteciliği denediyse de, kendini bütünüyle yazmaya ve gönlünce yaşamaya verdi. Düşük telif ücretlerinden dolayı eline az bir para geçmesine rağmen, ailesinden kalan miras sayesinde sıkıntı çekmedi. Burgaz Adası'ndaki eski köşkte annesi ile birlikte yaşadı. 1948 yılında siroz hastalığına yakalandı. 1954 yılında öldü. Sait Faik Türk öykücülüğünün en önde gelen isimlerinden birisidir.

 

Sait Faik Hikâye Ödülü Refik Algan'ın

Darüşşafaka Cemiyeti ve Yapı Kredi Yayınları tarafından düzenlenen 42. Sait Faik Hikâye Ödülü 'nü 'Saat Kulesi/Kısa Metinler ve Hikâyeler' adlı kitabıyla kazanan Refik Algan , ödülünü Sait Faik 'in ölüm yıldönümü olan 11 Mayıs günü yapılan törenle aldı. Feriye Lokantası'nda gerçekleşen törene edebiyat ve sanat dünyasından birçok isim katıldı. Doğan Hızlan başkanlığında toplanan ve Füsun Akatlı, Nursel Duruel, Kayhan Özel, Jale Parla, Şara Sayın ve Hilmi Yavuz 'dan oluşan seçiçi kurul, oybirliğiyle Refik Algan'a bu yılki ödülün verilmesini kararlaştırdı. Darüşşafaka Cemiyeti'nden Kayhan Özel ve Yapı Kredi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Raşit Cavaş 'ın yaptıkları konuşmalarla açılan ödül töreninde, seçici kurul başkanı Doğan Hızlan, konuşmasının ardından Refik Algan'a ödülünü sundu. 1952 Ankara doğumlu Refik Algan, Kadıköy Maarif Koleji ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Tıbbi danışman olarak çalıştı; satranç, suluboya resim ve klasik ut ile ilgilendi. 'Kısa metin' ya da 'kıpkısa öykü' yü ilk deneyen yazar olarak, adını 1978-80 yıllarında Yazı, Oluşum dergilerinde duyuran Algan, İngilizden Türkçeye ve Türkçeden İngilizceye çeviriler yaptı. 2003'ten başlayarak Geceyazısı ve Kitap-lık dergilerinde yayımladığı öykülerle edebiyata yeniden döndü.

 

Cumhuriyet 13.05.2006

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 18/12/2008 - öykkü

Yazan: beyzanur
abicim kısa bi öykü yokmu ödev yapalım yaa
Bağlantı

• 25/10/2007 - öyküüüüüüüüüüüüüü

Yazan: nergül
yaw kısa bir öykü yok mu beeeeeeeeeeee uffffffffffffffffffffffff
Bağlantı

• 24/10/2007 - msn

Yazan: sevtap
beni ekleyin üzülmeyin harbim_serseri@hotmail.com
Bağlantı

• 16/10/2007 - 0 alcammm!!!

Yazan: isimsiz
şu herşeyin olduğu internette bi tane bile sait faik öyküsü yok ya adamcağız o kadar uğraşmışş... Sait Faik yazınca bile erotik siteler çıkıo yaa ayıp vallaa!! yaa şimdii öğretmenin dırdırını çek 2 saat ofhhh
Bağlantı

• 15/10/2007 - ana avrat allah allah

Yazan: pirzat riddle
ya kardeşim hoça ödev veriyo bir öykü bulamıyosun internet batmış yaw
Bağlantı

• 1/10/2007 - öyküüüüüüüüüüüü

Yazan: alev
yaa biriniz bi şe göndersin yhaaaaaa crayz_manyak_1994_fb@hotmail.com
Bağlantı

• 1/10/2007 - sait faik abasıyanık

Yazan: kod adı: cinnet
yaaaaavvvvvv kardeşim birisi öykü göndeersin Allah aşkına nolur yaaa
Bağlantı

• 24/4/2007 - semaver kitabının özeti

Yazan: oğuz aktaş
allah aşkına şu kitabın özetini yayınlayın hoca ödev istiyor çıldıracağımmmmmmmmmmmmm ha biraz da çabuk olursanız sevinirimmmmmmmmmmm TAMAM MI*Offfffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff
Bağlantı

• 30/3/2007 - semaver kitabı

Yazan: isimsiz
baharfatmadilek@yahoo.com mail adresim. semaver kitabının özetini verebilirim. Eğer geç değilse tabii :))))))
Bağlantı

• 19/3/2007 - semaver

Yazan: irem
arkadaşlar ne kadar yardımcı olur bilemiyorum ama semaver in özetini www.gencbilim.com adresinden bulabilirsiniz. kendinize iyi bakın. ÖSS de herkese başarılar dilerim :)
Bağlantı

• 13/3/2007 - senii çokkk seviorumm dedecimmm

Yazan: isimsiz
hayatımdaa buu kadarr çokk sevdiim tekk kişisinn dedecimmm
Bağlantı

• 5/3/2007 - önce yazı sonra yazar

Yazan: BAHAR
bir şairin hayatındaki en mühim varlıkları,belki herşeyi yazdıklarıdır ki bu böyle ise eğer ki tartışmasızdır bu neden yazdıklarından mahrum hayat hikayesini okuyoruz ;önce bi yazdıklarını görelim sonra hiayesiyle yazma sebeplerini de elbet öğreniriz değil mi ???
Bağlantı

• 5/3/2007 - önce yazı sonra yazar

Yazan: BAHAR
bir şairin hayatındaki en mühim varlıkları,belki herşeyi yazdıklarıdır ki bu böyle ise eğer ki tartışmasızdır bu neden yazdıklarından mahrum hayat hikayesini okuyoruz ;önce bi yazdıklarını görelim sonra hiayesiyle yazma sebeplerini de elbet öğreniriz değil mi ???
Bağlantı

• 23/2/2007 - abası yanık öykü

Yazan: sezer
beyler buldum ikinikısımda ikici madde
orda var öyküsü
Bağlantı

• 10/1/2007 - kitap özeti

Yazan: semih
vallaha yav bitane kitabın özeti yok.Hani küçükler için tamamda öss adayım ve hala hoca kitap özeti istiyor,zaman mı var kardeşim okuyalım testlerde demi ? hatalımıyım arkadaşlar
Bağlantı

• 28/12/2006 - semaver

Yazan: sülo
sait faik'in ''semaver'' adlı öyküsünün özetini yayınlayabilirmisiniz
Bağlantı

• 26/12/2006 - <asszfd

Yazan: isimsiz
asdasdasdasdasdasdasd
Bağlantı

• 24/12/2006 - alla allla

Yazan: deliren öğrenci
ya neden sait faik'in bir tane bile öyküsünü koymuyosunuz
Bağlantı

• 21/12/2006 - alla allaaa

Yazan: cinnet geçiren öğrenci
yaa allah aşkına sait faik abasıyanık'ın öyküleri neden yooook!!! delircem yaaa..hoca ödev verdi nolcak şimdi 0 mı alcam :(:(:(:( ühüüü
Bağlantı

Hakkımda

Türk Edebiyatı'nda Öykü, Öykücü, Öykü Yazıları...

Son yazılar

PARASIZ YATILI'DAN SEVDA DOLU BİR YAZ'IN SAYFALARINA / Hülya SOYŞEKERCİ
Muhalif Kültür Kitaplığı
"Yağmurdan Kaçırılan Kuş Kafesi" | Jale Sancak
SAVUR SAÇLARINI EGE
Arşiv: AlsahBlog/Öyküler-Öykücüler
Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini (1867- 2006) / Kronoloji
ÖYKÜ YARIŞMALARI 1- 2009 ORHAN KEMAL ÖYKÜ YARIŞMASI
MOR KALEM /FİKRİ UZUN
HOROZU VURDULAR /FİKRİ UZUN
MEKTUP /FİKRİ UZUN
63. Yıl Yunus Nadi ödülleri 2009
II.OĞUZ ATAY-ÖYKÜ ÖDÜLÜ ŞARTNAMESİ
9. Fakir Baykurt Kültür Sanat Günleri Programı
Dullar ve Reçeller
Öyküler- Öykücüler Arşivi'nden
Egemen anlatıya karşı dişil belirsizlik
*Gülbiye " / Öykü / Vicdan EFE
KOŞA-KOŞA / FİKRİ UZUN
ALİŞİM / FİKRİ UZUN
YILIN ÖYKÜ ÖDÜLÜ
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
Hayatın kamera arkasının yönetmeniDün Yılmaz Güney’in 71 . doğum yıl dönümü idi. Sinemanın ‘Çirkin Kral’ı hala filmleri ve kitaplarıyla algıyı değiştirmeye ve bize ‘çirkini sevmeyi’ öğretmeye devam ediyor.
Sait Faik Abasıyanık: Hayatı ve Öyküleri
NARLI BAHÇE
AHMET-MEHMET / ÖYKÜ / FİKRİ UZUN

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
Yeni Edebiyat (Blogcu)
Taşköprü'den Bakış
Kastamonu Net (Blogcu)
Öyküler & Öykücüler
Yeni Edebiyat
Yedinci Sanat
Yeniden Dergi
Edebiyat
Edebiyat Dünyası
Öykü
Şiirler & Şairler
Roman Yazıları
Gökırmak
Esintiler
Taşköprü'den Esintiler
Taşköprü'nün Sesi
Taşköprü Yazıhamit Köyü
Kastamonu Net
Gerçeğin Sesi
Güncem'den
Edebiyat 2005
Çocuk ve Edebiyatı
Dersimiz: Edebiyat
E- Edebiyat
Sanat ve Toplum
Taşköprü'nün Taş-köprüsü

Kategoriler

  • A. Ali SAHIN (A. Alsah)
  • Ani
  • Arsiv-den
  • Deneme
  • Duyuru
  • Edebiyat Tarihimizden
  • Elestiri
  • Fikra
  • Inceleme
  • Kisa Oyku
  • Kitap
  • Kose Yazisi
  • Kronoloji
  • Makale
  • Nostalji
  • Odul
  • oyku
  • oyku Yazilari
  • Soylesi
  • Uzun Oyku
  • Zamandizini
  • Arkadaşlar

    yeniedebiyat
    Guldeste
    alisahin37
    yedincisanat
    kastamonunet
    psycocihan
    ilhanM
    NEVAAY
    hasanbildirki
    oyhanhasan
    derin
    berfindeniz
    romanyazilari
    siirlersairler
    ikizler
    bengisuyum
    yildizim
    derlemeler
    Hasan37
    sofistike
    cocukca
    muzaffererdem
    rumpeltsiskin
    kitapnehri
    iremnur
    parantezicihayatlar
    senpazarinsesi
    muratkulcuoglu
    yesilim
    lalecik
    POLYANNA
    eroman
    gulcanca
    mahlas
    ferdagurel
    geda
    esevcanca
    kenaryazilari
    kastamonum
    aakif
    ankaralieczanesi
    senpazarli
    neseli63
    lepidoptera
    kastamonuluyuz
    kozan
    haticeozkan
    muge1971
    hatice38
    neseli59
    UmitZeynep
    nsahin
    spil
    AliSahinAlsah
    gorseldil
    tulaybilgin
    meliqe
    SariYazma
    dusbahcesi
    hayatguzeldir88
    HandanGokcek2
    sahinsah
    savra
    emeginsanati
    ilhankoruyucu
    passions00
    AlsahIndex
    YeniGuneTurku
    alsah
    AlsahBloklariIndexi
    cideli
    yagmurtuana
    incesan
    sudemle
    taskopruimamhatip
    kalenderyemeksalonu
    sevilla
    AlsahBloglariIndeksi
    AlsahBloglariIndexi
    AlsahBloklariIndeksi
    AlsahBloklariIndexim
    sudemle3
    izmirliblogcu
    izmirchat
    ReSANLI
    ajitasyonbaharlar
    sheepishsherry
    guncelyazi
    SerkanEngin
    senolsan
    GuneseKarsiYurumek
    ustalardansiirler
    AlsahAliSahin
    romankitapozetleri
    AlsahBlog
    aalsah
    BlogAlsah
    BlogcuAlsah

    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa http://alsahblog.blogcu.com/