Mehmet SAYDUR:DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM Rıfat Ilgaz doksan dört yaşına bastı. Aramızdan hiç ayrılmamış gibi inatla yaşadığını, şiirlerine bakınca anlıyoruz. Emekten, emekçiden, halktan, içimizden birisi...
ÖYKÜLERİYLE RIFAT ILGAZ /Fahrettin Demir Fahrettin Demir: ÖYKÜLERİYLE RIFAT ILGAZ Rıfat Ilgaz, çoğunlukla şair ve romancı olarak tanınır. Sadece okur katındaki algılanmasıyla ilgili değildir bu yanlış kanı....
Özgeçmiş Dört yanı sarp aşılmaz dağlarla tıkanmış, dünyadan yalıtlanmış, ıssız ortamların ağırlaştırdığı Toros köyümde, yarı pagan, Müslüman-Şaman karışımı göçebe kültürlerin harman olduğu ortamlarda geçti çocukluğum... http://www.facebook.com/pages/Osman-ahin/68028440848 1940’ta...
• "İZMİR BEKİR" 1979 ÇARIK ÇİZMEYİ YENMİŞTİ “Bİr Destan KahramanINIn AnlattIklarI" Tevellüdüm bin üç yüz ikiydi (1886). Üç ferman gördüm, üç padişah eskittim. Sultan Hamit'i,...
• KIRmIZI YEL 1971 Fıratın olam, akam akam durulam Sekin olam karış karış yarılam Biz oralarda sıçmayı unutmuştuk hakim beğ. Yiyeceğimiz yoktu ki bokumuz beslene.Kıtlık dişini bize...
FIRATIN CİNLERİ 1979, Yön.Korhan Yurtsever ... Azık çıkınından bir lokma tandır ekmeği kırıp, ağzına attı. Da-ha şimdiden birkaç dişi çürüyüp, erimişti. Doğan her çocuk, kemiklerini, anasının ağzından...
• Kayalara Vurmuş Suretin Her şey ustalıklı oyulmuş ipince bir çekiş dilinin anlatımı altındaydı. Sert çizgili mermer kayalıkların yüzü bir uçtan öbür uca...
• Ağzıkörler Derin sel yatağından yukarı ağır adımlarla çıktılar. İkisi de kısa boyluydu. İkisi de acı bir anıya batmışlar gibi kederli başlarını öne...
• USTAHMET STEEL From 'TALES of the TAURUS', Bogazici Yayinlari, 2006 “Ustahmet Çeliği,” Acı Duman, Bütün Öyküleri I (1999). Istanbul, Cumhuriyet Kitapları, pp. 239-247. ...A...
Karabibik / Nabizade Nazım (1862-1893) Annesini çocuk yaşta kaybetmesi nedeniyle çocukluğunu ve gençliğini çok mutlu yaşayamamıştır. Büyük Annesinin yanındayken Tophane Mahalle Mektebi’ni bitirdikten sonra Salıpazarı’ndaki Fevziye...
seslerini duyunca: "Kim o?" diye dışarıya seslendi. Memed: "İnce Memed," dedi. "İbrahimin oğlu İnce Memed."* İçerden uzun zaman ses gelmedi. Sonra: "Ne arıyormuş burada İnce Memed?" dedi. "Yalan. Onu Deli...
İki günden beri gündüzleri bir yere saklanıp, geceleri yol alıyorlardı. Çamlı kayalıkların başına gelmişler, orada mola vermişlerdi. Deli Durdunun bir tuzağa düşüreceğinden korkuyorlardı. Cabbar: "O bunu bir...
Cabbar: "Çıkarın," dedi. Hasan: "Vur beni Ağam," dedi. Ali: "Benim nişanlım tam altı yıldır bekler. Nolursun beni vu-ruver." Hasan: "Tam altı yıl," dedi. Cabbar, Hasanın koltuğunun altına elini soktu, bir çıkın çıkardı. Çıkın...
"Bu çadır kimin?" diye sorunca, karşılarında oturan ak sakallı, yaşlı, kırmızı yüzlü, gülen, tatlı gözlü adam: "Benim" dedi. "Bana Kerimoğlu derler." Cabbar: "Duyardım. Demek Kerimoğlu sensin?" Kerimoğlu, kendine güvenmiş,...